Emir Fiili

فِعْلُ الْأَمْرِ

وَ لَمَّا فَرْغْتُ مِنْ ذِكْرِ عَلاَمَاتِ الْمَاضِي وَ حُكْمِهِ وَ بَيَانِ مَا اخْتُلِفَ فِيهِ مِنْهُ، ثَنَّيْتُ بِالْكَلاَمِ عَلَى فِعْلِ الْأَمْرِ. فَذَكَرْتُ أَنَّ عَلاَمَتَهُ الَّتِي يُعْرَفُ بِهَا مُرَكَّبَةٌ مِنْ مَجْمُوعِ شَيْئَيْنِ وَ هُمَا دَلاَلَتُهُ عَلَى الطَّلَبِ وَ قَبُولُهُ يَاءَ الْمُخَاطَبَةِ وَ ذَلِكَ نَحْوَ قُمْ، فَإِنَّهُ دَالٌّ عَلَى الطَّلَبِ الْقِيَامِ وَ يَقْبَلُ يَاءَ الْمُخَاطَبَةِ، تَقُولُ؛ إِذَا أَمَرْتَ الْمَرْأَةَ: قُومِي، وَ كَذَلِكَ؛ أُقْعُدْ وَ أُقْعُدِي، وَ إِذْهَبْ وَ إِذْهَبِي. وَ قَالَ اللهُ تَعَالَى؛ فَكُلِي وَ اشْرَبِي وَ قَرِّي عَيْنًا مريم ٢٦

وَ لَمَّا ve her ne zaman ki, فَرْغْتُ fariğ oldum, boş kaldım, مِنْ ذِكْرِ zikrinden, عَلاَمَاتِ الْمَاضِي mazi fiilin alametlerinden, وَ حُكْمِهِ ve hükmünden, وَ بَيَانِ ve beyanından, مَا اخْتُلِفَ فِيهِ o mazi fiilde olan ihtilafın, مِنْهُ mazi fiilin bir kısımı olanlardan, ثَنَّيْتُ بِالْكَلاَمِ kelamı ikinci (konu) yaptım, عَلَى فِعْلِ الْأَمْرِ emir fiil üzerine olan konuyu, فَذَكَرْتُ bu nedenle zikrettim, أَنَّ عَلاَمَتَهُ o emir fiilinin alametlerinin oluşunu, الَّتِي o alametler ki, يُعْرَفُ بِهَا kendisiyle bilinir, مُرَكَّبَةٌ birleşmiştir, مِنْ مَجْمُوعِ شَيْئَيْنِ iki şeyin toplamından, وَ هُمَا ve o iki şey de, دَلاَلَتُهُ emir fiilinin delalet etmesidir, عَلَى الطَّلَبِ talep manası üzerine, وَ قَبُولُهُ يَاءَ الْمُخَاطَبَةِ ve ya-i muhatabayı kabul etmesi üzerine, وَ ذَلِكَ نَحْوَ bu şu şekildedir; قُمْ “kalk” emir fiili ki; فَإِنَّهُ دَالٌّ bu fiil delalet eder, عَلَى الطَّلَبِ الْقِيَامِ kıyam yani ayağa kalkma talebi üzerine, وَ يَقْبَلُ يَاءَ الْمُخَاطَبَةِ ve bu قُمْ emir fiili ya-i muhatabayı da kabul eder, تَقُولُ şöyle dersin; إِذَا أَمَرْتَ الْمَرْأَةَ bir kadına emir vereceğin zaman; قُومِي “kalk” gibi, وَ كَذَلِكَ ve aynı şekilde; müzekker için أُقْعُدْ “otur” ve müennes için أُقْعُدِي “otur” ve müzekker için إِذْهَبْ “git” ve müennes için إِذْهَبِي “git” gibi. وَ قَالَ اللهُ تَعَالَى Allah-u Teala şöyle demiştir; فَكُلِي وَ اشْرَبِي وَ قَرِّي عَيْنًا “Ye, iç.. gözün aydın olsun” مريم ٢٦ Meryem suresi 26. Ayeti.

Şerhin Toplu Manası: Mazi fiilin alametlerini, hükmünü ve kendisinde olan bir takım ihtilafları zikrettikten sonra sözü emir fiili üzerine ikinci kıldım yani mazi fiilden sonra ikinci olarak emir fiilini ele aldım.

Bundan sonra emir fiilinin alametlerini zikrettim ki o alametler iki şeyin toplamından mürekkeptir. O iki şey de emir fiilinin talep üzerine delalet etmesi ise ya-i muhatabayı kabul etmesidir. Buna örnek olarak قُمْ “kalk” fiilini ele alırsak, bu fiil kıyam yani ayağa kalma talebi üzerine delalet eden bir fiildir. Emir fiilinin ya-i muhatabayı kabul eder. Bir kadına “kalk” diye emir vereceğin zaman قُومِي “kalk” dersin. Aynı şekilde müzekker için أُقْعُدْ “otur” ve müennes için أُقْعُدِي “otur” ve müzekker için إِذْهَبْ “git” ve müennes için إِذْهَبِي “git” dersin. Allah-u Teala Meryem suresinde şöyle demiştir;

فَكُلِي وَ اشْرَبِي وَ قَرِّي عَيْنًا

“Ye, iç.. gözün aydın olsun” gibi.


حاشية

الإعراب؛ فكلي؛ الفاء: فاء الفصيحة، حرف، لا محل لها من الإعراب. كل: فعل أمر، مبني على حذف النون، و الياء: ضمير بارز متصل مبني على السكون، في محل رفع، فاعل. الواو: حرف عطف. إشرب: مثل كل. و الياء؛ ضمير بارز متصل مبني على السكون، في محل رفع، فاعل. و قري: مثلهما. عينا: تمييز، منصوب، و علامة نصبه الفتحة الظاهرة

إعراب الجمل: كلي؛ فعلية، جملة جواب شرط غير جازم لا محل لها. إشربي: فعلية، معطوفة على جملة، لا محل لها. قري عينًا: فعلية، معطوفة على جملة، لا محل لها

موطن الشاهد: كلي و اشربي و قري

وجه الإستشهاد: إتصال يا المؤنثة المخاطبة بالأفعال المذكورة، بدل على أنها أفعال أمر؛ لأن علامة الأمر التي يعرف بها؛ دلالته على الطلب و قبوله ياء المخاطبة

🤖 AI Asistan
📜 Sohbet geçmişi
📚 › Emir Fiili
🎓
Hoş geldiniz! Soru sorun!